Kültür

  • The Figurative Arts

    Azerbaycan’ın en eski güzel sanatlar eserleri hiç şüphesiz Apşeron Yarımadası bölgesinde bulunan Kobustan duvar resimleridir.Kireç taşı kütlelerinin oluşturduğu kaotik yığınlar eskiden beri avcılık ve hayvancılıkla uğraşan insan kabilelerinin yaşam alanları olmuştur. Çok sayıdaki insan, vahşi ve evcil hayvan resimleri, av ve tören sahneleri çizimleri, tekne filoları resimlerinin kayalara çiziliş biçimleri eski halkların özgün kültürlerine şahitlik etmektedir. Azerbaycan minyatür resim sanatı orta çağda Azerbaycan’ın dışındaki çok geniş bir coğrafyada ün salmıştı. Seyid Ahmet, Sultan Muhammed, Sadiki Bey Eşref gibi ünlü ustalar Tebriz’de çalışmışlardır. Heratlı çağdaşları Kemaleddin Behzade hakkında şunları yazmışlardır: “Öyle güçlü bir kalemi vardı ki, cansızlara can verirdi”. Örümcek ağlarından ve çiçek polenlerinden örülmüşçesine beş yüz yıldan fazla bir zamandır onun yaptığı “Leyla ve Mecnun” minyatürleri hala yaşamaktadırlar (şu anda British Museum’da sergilenmekte).

    Azerbaycan’ın çağdaş sanatı XX. yüzyılla birlikte başlar. Realizm, zengin renkler, “bilinirlik” ve güncellik Sattar Behlulzade, Tahir Salahov, Toğrul Nerimanbeyov, Behruz Kengerli, Azim Azimzade, Nadir Abdurrahmanov’un ve bir dizi genç ressamın tuvallerinden yansır. Geleneksel resim tekniklerinin yanı sıra sık sık alternatif teknikler de kullanılır. Örneğin çağdaş ressamlardan Sabir Çopuroğlu çok şaşırtıcı bir teknik yaratmış, tablolarını petrolle çizmektedir. Yine Pervane Eyyubova tablolarını malzeme olarak deri kullanarak yapmaktadır. Başkentte ve ülkenin büyük şehirlerinde sürekli olarak sergiler düzenlenmekte, resim galerileri ve müzeler faaliyet yürütmekte, çocuk sanatına büyük önem arz edilmektedir.

    Çağdaş Azerbaycan sanatı ürünleri Azerbaycan Devlet Sanat Müzesi salonlarında 1930-1990 yılları arası resim, heykel, grafik ve dekoratif el sanatları eserleri yer almaktadır. Azerbaycan Ulusal Sanat Müzesi geçmişin sanat eserlerini yeniden görme ve çağdaş sanatın özelliklerini keşfetme imkânı sunmaktadır. Azerbaycanlı sanatçıların çağdaş resim ve grafik çalışmalarını Bakü Çağdaş Sanatlar Müzesinde ve dünyanın pek çok ülkesindeki özel koleksiyonlarda görmek mümkündür. A. ve V. Şemsiyev’lerin, İ. Memmedov’un, Z. Aliyeva’nın, D. Kerimov’un, O. ve V. Ağababayev’lerin, U. ve E. Hakverdiyev’lerin, E. ve M. Babayev’lerin, R. ve S. Verdiyev’lerin, R. Kerimov’un, E. ve D. Haşimov’ların, N. ve A. İbrahimov’ların, R. Mehdiyev’in, B. Maratlı’nın, A. ve S. Samedov’ların, A.Sadıkzade’nin ve diğer ressamların eserleri bizleri mutlu etmektedir.

  • Halk El sanatları

    Eskiden pazarların kurulduğu günlerde Azerbaycanlı tüccarlar satılacak halılarını pazar meydanına götürürler ve yepyeni halıları doğrudan toprağın üzerlerine sererlermiş. Halıları atların ve eşeklerin nallarıyla ezerler, çok sayıda tüccar ve alıcı halıların üzerinde gezerlermiş. Satıcılar gururla gülümseyerek “Malımız en iyi kalite” derlermiş. Bu “reklam” hilesi pratik bir yarar da sağlarmış. Şöyle ki, halının sıkı, sert havı çiğnenir, halı yumuşak bir hal alırmış. Azerbaycan’da halıcılık her zaman en önemli ulusal zanaat olmuş, yüksek mesleki zirve düzeyine çıkmıştır. Bu halk sanatının başlıca merkezleri Kuba, Şamahı, Bakü, Gence ve Karabağ olmuştur. Azerbaycan halıları dünya çapında ün kazanmış, hatta Rönesans ressamları (H.Holbein vb.) bu halıları tuvallerine taşımışlardır. Yüzlerce renk kök boyayla boyanmış saf yünden, zor desenli el halılarının dokunması uzun yıllar aldığından ve tecrübe, sabır gerektirdiğinden çok pahalıya satılmışlardır. Bu yüzden her bir Azerbaycanlı ailede halılar her zaman görünür bir yerdedir, ya yere serilirler ya da duvarlara asılırlar, çeyiz olarak verilirler ve miras bırakılırlar. Günümüzde Batıda Azerbaycan ve İran halıları özellikle moda olan “oryantal” tarza gösterilen saygı olarak değerlendirilmektedir. Hala Azerbaycanlı ve yabancı uzmanlar ve koleksiyonerler eski Azerbaycan halılarının, kilimlerinin ve heybelerinin, şallarının, başörtülerinin, sim işlemelerinin ve boncuk işlerinin peşinden koşmaktadırlar. Halı Müzesi mutlaka turistlerin ilgisini cezbetmektedir. Metalden yapılma eşyalar (bakır kaplar, savatlı ve oymalı silahlar ve demirci ustalarının yaptıkları eşyalar) halk arasında eskiden beri çok popülerdir. Orijinal, değerli taşlarla süslenmiş ve renkli mineyle kakılmış altın ve gümüşten yapılma kolyeler, kemerler, yüzükler, bilezikler ve erkek giysilerinin çeşitli süsleri Avrupa ve Rusya pazarlarında büyük ilgi görmüştür. Ahşap oymacıları kendi aralarında adı konmamış bir rekabet içinde olmuşlar, ortaya çıkardıkları eserlerin başarısının teminatı ise maharetli teknik araçlar, detaylardaki gerçekçilik, doğal desenin zorluğu ve değerli ağacın kalitesi olmuştur. Taş ustaları, duvar ve kubbe ressamları, devasa resim panoları yapan kabartma ve mozaik ustaları ağaç ustalarıyla başarıyla rekabet etmişlerdir.

  • Mimari ve İnşaatlar

    Bakü metrosu istasyonlarından biri mimar Acemi’nin adını taşır. Bu Azerbaycan halkının yetenekli atalarına gösterdiği saygının bir göstergesidir. Abubekir oğlu Acemi XII. yüzyılda yaşamış, Nahçıvan mimarlık ekolünün parlak temsilcilerinden biridir. Acemi’nin yaptığı Mömine Hatun türbesi haklı olarak Azerbaycan mimarisinin önde gelen eserlerinden biri kabul edilmektedir. Zarif oymaları ve olağanüstü seramikleriyle, yirmi beş metre yüksekliğindeki, on kenarlı bu taştan çadır şeklindeki eser sekiz yüz yıldan uzun bir zamandır insanları kendine hayran bırakmaktadır.

    Güzel ve görkemli mimari eserler Azerbaycan topraklarını süslemektedir. İçlerinde en eski olanı bin yıldır ayakta olan bronz devrine ait kiklopik savunma yapılarıdır. Araları küçük parke taşlarıyla doldurulmuş devasa, hemen hiç işlenmemiş taş bloklardan yapılmışlardır. Halk arasında bunlara “kalaça” (kale) adı verilmiştir. Ayrıca eski bir İran halkı olan Medyanların mezarları ve özgün ateş sunakları da büyük ilgi görmektedir. Arapların VII. yüzyılda Azerbaycan’a gelmeleriyle ve İslam’ın yayılmasıyla birlikte yeni tipte binalar (camiler, medreseler, türbeler, dekoratif motiflerle süslenmiş minareler) ortaya çıkmıştır.

    XV-XVI. yüzyıllarda Azerbaycan mimarisinin en olağanüstü anıtı Bakü’deki Şirvanşahlar sarayıdır. Saray, feodal beyin gücünün sarsılmazlığının ve iktidarının sınırsız olduğunun bir kanıtı olarak inşa edilmiştir. Günümüzde tarihi-arkeolojik bir külliye olan Şirvanşahlar Sarayı Dünya Mimari Mirasının Altın Fonunda yer almaktadır.

    Bakü XX. yüzyılın başında zarif, gösterişli bir görünüme kavuşur. Petrol patlaması döneminde, XX. yüzyılın başında inşa edilen ve mimari açıdan modern tarzdaki binalara Mağribi, Romanesk ve gotik unsurlar eklenmiştir. Halk ise yüksek olmayan, iki katlı ve bahçesinde ekmek pişirmek için mutlaka bir tandırı olan evleri tercih etmiştir.

    Günümüzde Azerbaycan konutlar konusunda bireysel olma iddiasını sürdürmektedir. Herkes kendi hayal gücü ve maddi imkânları çerçevesinde kendi evini inşa etmektedir. Diğer evlere benzemeyen bir ev yapmak oldukça hoş bir durum ne de olsa. Son yıllarda Azerbaycan yeni bir inşaat patlaması yaşamaktadır. İnşaat sektöründeki yatırımların hacmi yıldan yıla artmaktadır. Ülkemizde Bakü Belediyesi Mimarlık ve Şehircilik Baş Müdürlüğü Özel Proje-Bütçe Bürosu gibi 12 tane inşaat-proje enstitüsü bulunmaktadır. Başkentte ve diğer şehirlerde çağdaş, çok katlı konut siteleri, alış-veriş merkezleri, lüks oteller yükselmekte, yollar ve köprüler inşa edilmektedir. Khazar Islands adı altında Hazar Denizinde yapay olarak oluşturulacak adalar projesi de ses getiren bir proje olmuştur. Bu adalarda bir uydu kent ve dünyanın en yüksek gökdeleni Azerbaijan Tower’ın inşa edilecektir.

 

Reklam

Hava durumu

5 Ocak Basınç: 767 mm 6 Ocak 765 mm

Sosyal ağlardayız

Multimedya