Azerbaycan’a Mutlaka Gitmek İçin 10 Sebep

  • 1. Dünyada varolan 11 iklim kuşağından 9’u.

    Yeryüzünde varolan iklim tiplerinden kara ikliminden yağışlı subtropik (Lenkeran) ve dağlık tundra (Büyük Kafkas sıradağlarının yaylaları) iklimine kadar çoğunluğuna tek bir ülkede rastlanması eşsiz bir olaydır. Bu arada Azerbaycan’ın büyük bölümü subtropik iklim kuşağında yer almaktadır. Bu sayede ülkenin güneyinde mandalina, portakal, limon, feijoa, kiwi ve tüm bölge için egzotik olan diğer meyveler yetişmektedir. Lenkeran ve Masallı’nın güney bölgelerinde sık sık yeşil muz hevenklerinin sarktığı muz ağaçlarını görmek mümkündür. Muzlar olgunlaşma evresine kadar gelemeseler de tropik ülkelerden gelen misafirlerimizi gözle görülür biçimde şaşırtmaktadır. Erken gelen ilkbahar, yumuşak kışlar ve bolca görülen güneşin oluşturduğu uygun iklim şartları Azerbaycan’ı plaj turizminin merkezi haline getirmektedir. Apşeron kıyılarında plaj sezonu mayısta açılmakta, eylül sonlarına kadar da sürmektedir.

  • 2. Yeryüzünün en büyük tuzlu gölü: Hazar Denizi.

    Tüm resmi ve gayri resmi kaynaklar Hazar Denizini dünyanın en büyük gölü olarak adlandırmaktadırlar. Gerçekten de şu andaki yüzölçümü 371.000 km2, maksimum derinliği 1.025 m’dir. Özellikle devasa yüzölçümü ve ayrıca yatağının okyanus tipi yerkabuğu ile kaplı olması bu gölün deniz olarak adlandırılmasına imkan sağlamaktadır. Diğer denizlerden farklı olarak Hazar Denizinin suları çok tuzlu olmadığından yüzmeye daha uygundur, gözleri az yakar ve deriyi kurutmaz. Eğer tüm bunlara bir de Apşeron’un kıyılarındaki ve ünlü tatil yöresi Nabran’ın gelişmiş altyapısını, çok sayıdaki otel ve dinlenme tesisini, tekneyle gezme, yat kulübü, balık avlama, dalma gibi etkinlikleri de eklersek neden Azerbaycan’ın gerçekten de tüm Hazar bölgesinin plaj turizminin merkezi olarak kabul edildiği daha iyi anlaşılmaktadır.

  • 3. UNESCO’nun Dünya Mirası Listesine dahil edilmiş eserler.

    Bu eserlerden biri Gobustan Devlet Tarih-Sanat Milli Parkı veya sadece Gobustan dünya kültürünün ender eserlerinden ve insan medeniyetinin ilk yerleşim yerlerinden biridir. Bu Arkeolojik Milli Park Bakü’nün 60 km güneyinde düzlük bir arazi üzerinde yer almaktadır ve 537 hektarlık bir kısmı ise kaya resimlerinin bulunduğu kültürel peyzajdır. Gobustan dağlarında taş devri ve daha geç dönemlere ait insan yerleşimleri olduğuna dair kaya resimleri, yerleşim yerleri, mezar taşları vs. gibi kanıtlar bulunmaktadır. Yine burada tarih öncesi kromlehler (dikey olarak yuvarlak oluşturacak şekilde yerleştirilmiş taşlar, Stonehenge’in Azerbaycan’daki benzeri) yer almaktadır. Gobustan’da insan ve hayvan figürlerinin resmedildiği yaklaşık 6.000 petroglif (duvar resmi) mevcuttur. M.S. I. yüzyılda Roma İmparatoru Domitianus’un XII. Lejyonunun Gobustan’a gelmiş olması da ilginçtir. Bu bilgiyi içeren Latince duvar yazısı bunu kanıtlamaktadır.

    Bakü’nün merkezindeki eşsiz Tarihsel-Mimari Milli Park olan ve halkın sadece Kale olarak adlandırdığı İçeri Şeher de UNESCO’nun Dünya Mirası Listesinde yer alan bir başka anıttır. İçeri Şeher en eski ve halâ Azerbaycan’ın, hatta Orta Doğu’nun en yoğun yerleşim yerlerinden biridir. 221.000 m2’lik alana kurulu Milli Park’ta 1.300’den fazla aile yaşamaktadır. Arkeolojik kazılarda bronz çağına ait mezarlar bulunmuştur. Yunanlılar ve Romalılar yazılı olarak Bakü’den bahsettiklerinde özellikle İçeri Şeher’i anlatmışlardır. Tüm dünyanın bildiği Kız Kulesi (XII. Yüzyıl) ve Şirvanşahlar Sarayı (XIII-XIV. yüzyıllar) eserleri burada yeralmaktadır. Bundan başka kalın kale duvarlarının ardında çok sayıda eşsiz eser (camiler, minareler, kervansaray kalıntıları ve hamam) bulunmaktadır.

    Yeri gelmişken belirtelim, Mironov ve Nikulin’in ünlü Sovyet filmi “Pırlanta Kol”un kahramanları İçeri Şeher’in sokaklarında dolaşmışlardı. Yine “Amfibi İnsan” filmi de burada çekilmiştir. Günümüzde İçeri Şeher’de turistlerin ulusal Azerbaycan giysilerini, şal ve kalpak, kap-kacak ve hatta el halıları satın alabilecekleri çok sayıda hediyelik eşya dükkanı bulunmaktadır.

  • 4. Eşsiz şifalı petrol - Naftalan Tesisleri.

    Naftalan dinlenme-tedavi tesisleri yeryüzünde başka bir benzerinin olmaması ve şifalı naftalan petrolünün içeriğindeki biyolojik özellikleri sayesinde dünyaca üne kavuşmuştur. Bölge Azerbaycan’ın ikinci büyük kenti olan Gence’ye 20 km uzaklıkta, Naftalan şehrindeki naftalan petrolü yatağı bölgesinde yer almaktadır.

    Naftalan petrolü dünyada başka benzeri olmayan eşsiz şifalı özelliklere sahiptir. Naftalan petrolü insan organizması üzerinde çok yönlü tedavi edici özellikler ihtiva etmektedir. Antienflamatuar, analjezik, damar genişletici ve metabolik süreçleri hızlandırıcı özelliklere sahiptir. Naftalanın çeşitli hastalıkları tedavi edici özellikleri ve etkinliği binlerce bilimsel çalışma ve monografi sonuçlarıyla teyit edilmiştir.

    Naftalandan yapılan merhemi üretmek için ilk fabrikayı Alman mühendis ve imtiyaz sahibi E.İ.Eger inşa etmiştir. Bu fabrikanın ürünleri ve bundan yapılan hammadde Almanya’ya ihraç edilmiştir. 1986 yılında fabrika temelinde iki naftalan şirketi “Magdeburg Naftalan” ve “Dresden Naftalan” faaliyete geçmiş ve naftalandan preparatlar üretmektedirler. “Eger” merheminin üretim yöntemi sır olarak saklanmaktadır ve monopolize edilmiştir.

    Günümüzde naftalan dinlenme-tedavi tesisleri bölgesi şifalı naftalan banyoları yardımıyla 70’ten fazla hastalığın tedavisini sağlamaktadır.

  • 5. Çamur volkanları.

    Çamur volkanları bakımından Azerbaycan dünyada ilk sırada yer almaktadır. Yeryüründe bulunan 800 çamur volkanının 350’si buradadır. Her yıl binlerce turist patlamalar ve yeraltından gelen gürültüler eşliğinde etkin çamur volkanı infilaklarını görmek üzere Azerbaycan’a gelmektedir. Derin toprak katmanlarının patlamaları sırasında gazlar yeryüzüne çıkmakta ve derhal alev almaktadır. Alevler volkanlar üzerinde 1.000 metreye kadar (Karasu volkanı) çıkmaktadır.

    Gezginler ay yüzeyini hatırlatan çamur volkanlarının arasında fotoğraf çektirmekten çok hoşlanmaktadırlar. Mars’ın yüzeyini araştıran NASA jeologlarının Azerbaycan’ın çamur volkanlarını yapıları bakımından Kırmızı Gezegenin yükseltilerine benzetmeleri ilginçtir.

    Azerbaycan’daki çamur volkanlarının ilk patlamasının 25 milyon yıl önce gerçekleştiği kabul edilmektedir. Son 200 yılda Azerbaycan’da 200 büyük patlama meydana gelmiştir. Yirmi üç çamur volkanı Milli Park statüsü kazanmış olup koruma altına alınmışlardır. Ticari olmayan İsviçre Kuruluşu “Dünyanın Yedi Harikası”nın yaptığı Uluslararası Yarışmada Azerbaycan’ın çamur volkanları 5.liği kazanmıştır. Azerbaycan’da bulunan dünyanın en büyük çamur volkanı 15 Eylül 2004 tarihinde Guiness Rekorlar Kitabına girmiştir.

  • 6. Azerbaycan’ın benzersiz ulusal mutfağı.

    Azerbaycan mutfağı Doğunun en ilginç mutfaklarından biridir. Aromalı yeşillikler ve baharatlarla çeşnilendirilmiş çok çeşitli ve her türlü et, balık ve sebze yemekleriyle ünlüdür.

    Azerbaycan’a gelen en sofistike gurmeler ulusal mutfağımızın sadık müptelaları olmuşlardır. Azerbaycan mutfağının ürünleri ve yemekleri orijinal ve benzersizdirler.

    Azerbaycan yemeklerinin çoğu koyun, dana ve tavuk etiyle hazırlanmaktadır. Azerbaycanlılar da diğer Müslümanlar gibi domuz eti yemezler. Kuşbaşı et ve şüphesiz özellikle mersin balığı ve mersin balığının bir türü olan sevruga balığından yapılan yemekler yaygındır. Azerbaycan mutfağı sebze bolluğuyla ünlüdür. Ayrıca bol miktarda baharat da kullanılmaktadır. Özellikle safran Azerbaycan mutfağında çok popülerdir. 50’den fazla yemekte safran kullanılmaktadır. Azerbaycanlılar ekmek olarak uzun pide, lavaş ve tandır ekmeğini tercih etmektedirler.

    Ülkenin çeşitli bölgelerinin kendi ünlü yemekleri vardır. Örneğin Şeki’nin piti’si (kil kaplarda ağzı kapalı olarak fırında pişen, koyun etiyle yapılmış Azerbaycan milli çorbası), helva (şeker, ceviz veya çeşitli tohumlarla yapılan bir doğu tatlısı), Masallı ve Lenkeran’da levengi (dövülmüş ceviz ve baharatlarla birlikte doldurulmuş tavuk veya balık), yarım ay şekli verilmiş içi et, yeşillik, bal kabağı, nar tanesi, peynir veya soğanla doldurulan hamur işi olan kutab ve ekmek Kusar’daki gibi hiç bir yerde yapılmaz.

  • 7. İpek Yolu üzerinde bulunan Şeki şehri.

    Arkeolojik veriler Bakü’ye 380 km uzaklıkta bulunan Şeki şehrinin Kafkaslardaki en eski yerleşim yerlerinden biri olduğunu göstermektedir. Kazılarda elde edilen pek çok bulgunun yaşı 2.500 yıldan fazladır. Şeki eskiden beri ustaların, zanaatkarların ve tüccarların şehri olarak ün salmıştır. Büyük İpek Yolu ülkelerinden tacirler buraya gelmişlerdir. 1872 yılında Lion’da yapılan dünya fuarında Şeki ipeği madalya kazanmış ve Şeki Azerbaycan’ın Lion’u olarak adlandırılmıştır. Sadece ipek değil, zarif işlemeler de tüm dünya fuarlarında hayranlık uyandırmıştır. Şeki kasnakla işlenen tekelduz’un (kadife, kumaş veya sahtiyan üzerine bitki desenli) da merkezidir. Şeki’ye gelen Baba A.Dumas “24 rubleye iki tane işlemeli semer satın aldım. Fransa’da bunları 2.000 Franka bile almak mümkün değil veya daha doğrusu bunlara paha biçilemez.”, diye yazar.

    Ticaretin bu kadar geliştiği bir şehirde kervansaray inşaatlarına büyük önem verilmiştir. XVIII. yüzyılda yapılan iki tanesi (Üst ve Alt Kervansaraylar) günümüze kadar gelmeyi başarmıştır. Üst Kervansaray hala aynı amaçla, otel kompleksi olarak kullanılmaktadır.

    Şehirde bol miktarda tarihi ve mimari eser bulunmaktadır, bunlar arasında çok sayıda erken dönem Albanya mimari eserleri, eski kaleler, camiler, minareler, ortaçağ hamamları, köprüler vs. sayılabilir. Şeki ve aynı zamanda tüm Azerbaycan mimarisinin de incisi olan mimari eser ise XVIII. yüzyılda tek bir çivi bile çakılmadan inşa edilmiş, göz alıcı duvar resimleri ve desenli vitraylarla süslenmiş büyük Şeki Hanları Sarayı’dır.

  • 8. Ateşin ruhu ve Ateşler Ülkesinin sırları.

    Eski zamanlardan beri Azerbaycan Ateşler Ülkesi olarak tanınmaktadır. Apşeron Yarımadası petrol ve gaz açısından zengindir. Yanan gazların yeryüzüne çıkışı tanrısal bir gizem olarak kabul edilmiş ve dünyanın dört bir ucundan insanları buraya çekmiştir. Antik zamanlardan bu yana ateşe tapanlar Bakü’de toplanmış ve burada kutsal ateşlere adanan ibadethaneler kurmuşlardır. Bunlardan biri de Zerdüştlerin ibadethanesi olan Ateşgâh’tır. Ateşgâh Bakü’ye 30 km mesafede, Surahanı kasabasında bulunmaktadır. İbadethane XVII-XVIII. yy.larda Bakü’de yaşayan ateşe tapan Hindu topluluğu tarafından inşa edilmiştir.

    Apşeron’a gelen gezginler sık sık seyahat notlarında gizemli ateşlerden bahsetmişlerdir. Bakü’nün ateşleri konusunda 1858 yılında buraya gelen ünlü yazar Alexander Dumas ilginç notlar bırakmıştır.

    Yeryüzüne çıkan yanan gazlar Apşeron Yarımdasında, Bakü yakınlarındaki küçük bir kasabayı, Yanardağ’ın bulunduğu Mehemmedi’yi ünlü yapmıştır. Dağın yamacı uzun yıllardır gece ve gündüz yanan ateşlerle kaplıdır. Doğanın bu mucizesini görmek için dünyanın dört bir tarafından turistler buraya akın etmektedirler. 2007 yılından itibaren Yanardağ devlet koruması altına alınmış ve burası Devlet Tarih-Kültür ve Doğa Parkı olarak ilan edilmiştir.

  • 9. Bakü Bulvarı.

    Azerbaycan’ın başkentine herhangi bir amaçla gelen herkes için en çekici yer 2009 yılında kuruluşunun 100.cü yılını kutlayan Bakü Sahil Parkı ya da kısaca Bulvardır. Harika çevre düzenlemesi, ağaçların gölgeleri altındaki yolları, lezzetli dondurmaların, tatlıların ve her türlü atıştırmalığın servis edildiği sakin kafeleri, çayhaneleri, yat kulübü, çocuklar ve yetişkinler için çok sayıdaki atraksiyonlar misafirleri kendine çağırmaktadır. Ünlü Ticaret ve Eğlence Merkezi Park Bulvar, modern bir tarzda inşa edilmiş Uluslararası Mugam Merkezi ve orijinalliğiyle cezbeden yeni Azerbaycan Halı Müzesi binası yine burada yer almaktadırlar. Sahil Milli Parkının gerçek süsü, açılışı 2012 Eurovision Şarkı Yarışmasında yapılan, neon ışıklarının aydınlattığı ünlü Baku Crystall Hall Spor ve Konser Kompleksi olmuştur. Bulvar’da sık sık ilginç etkinlikler gerçekleştirilmektedir. Bunlar arasında konser programları, ulusal sanat ustalarının çalışmalarının görücüye çıktığı sergiler, hediye çekilişleri, halk geçit resimleri vs. sayılabilir. Günümüzde yaklaşık 5.5 km olan Bulvar’ın uzunluğu sürekli artmaktadır. Günümüzde Bulvar dünyadaki en yüksek dalganan bayrağının (gönder yüksekliği 162 metre) olduğu Devlet Bayrağı Meydanı’ndan Uluslararası Bakü Limanı terminaline kadar uzanmaktadır. Yakın bir zamanda sahil Beyaz Şehir olarak bilinen Bakü’nün futurist tarzda inşa edilen yeni semti boyunca devam ettirilecek ve böylece Bulvar’ın uzunluğu yaklaşık 15 km’ye ulaşacaktır.

  • 10. Eşsiz modern mimari.

    Tarihi gezilip görülecek yerlerinin yanı sıra modern Bakü’de yeni sembol binalar da ortaya çıkmıştır. Hepsinden önce 3 binadan oluşan ünlü kompleks Flame Torwers gelmektedir. Binalardan biri rezidanstır, diğeri iş merkezi olarak faaliyet yürütmekte, üçüncüsünde ise ünlü dünya oteller zinciri Fairmont Oteli bulunmaktadır. Flame Towers’in aydınlatmasının şehircilik konusunda etkili bir forum olan skyscrapercity.com’un yaptığı bir ankette dünyanın en iyisi olarak kabul edilmesi ilginçtir. Kulelerin yüzeyleri tümüyle LED ekranlarla kaplıdır ve şehrin en uzak noktalarından dahi gayet iyi görülen çeşitli hareketli görsel şekilleri yansıtmaktadır.

    Ünlü Haydar Aliyev Kültür Merkezi de en az Flame Towers kadar ünlü olmuştur. H.Aliyev Kültür Merkezi, kongre merkezi, müze, kütüphane ve 9 hektarlık parkıyla bir tesisler kompleksidir. Binanın projesi ünlü mimar Zahe Hadid’e aittir. Yeri gelmişken belirtelim, Flame Towers ve Haydar Aliyev Kültür Merkezi binaları Discovery ve Science Channel’ın programlarında geniş biçimde ele alınmışlardır.

    Ve son olarak Devlet Bayrak Meydanında yer alan ve 2012 Eurovision Şarkı Yarışmasının yapıldığı ultra modern konser kompleksi Crystal Hall’ı anmadan geçmek olmaz. Crystal Hall’ın cephesi değişik efektler oluşturmaya imkan sunan salondan ve dıştan çeşitli modern, dinamik ışık düzenekleriyle donatılmıştır. Örneğin Eurovision Şarkı Yarışmasında her bir yarışmacının sahneye çıkışı sırasında o ülkenin bayrağının renkleri dış duvarlara yansıtılmıştır. Özel efektlerin yapımcısı İsviçre firması Nüssli International AG dünyanın hiç bir şehrinde benzer bir şeyin bulunmadığını iddia etmektedir. Şu anda Crystal Hall’da dünya yıldızları sahne almaktadırlar. Jennifer Lopez, Shakira, Rihanna, San Remo Yıldızları vs. burada konserler vermişlerdir.

 

Reklam

Hava durumu

5 Ocak Basınç: 767 mm 6 Ocak 765 mm

Sosyal ağlardayız

Multimedya